Vestel: Krizi Fırsata Dönüştürebiliriz
Salı, 18 Kasım 2008 23:00
Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Ömer Yüngül, Türkiye'nin gelecek olan 10-11 milyar dolarlık kaynağa ihtiyaç duymadığını, ancak IMF ile varılacak bir anlaşmanın Türkiye'nin dış finansman ihtiyacının karşılanmasında sigorta işlevi göreceğini söyledi.    İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde (İEÜ) düzenlenen ''Finansal Kriz, Reel Sektör ve Fırsatlar'' konulu panelde konuşan Yüngül, global ekonomik krizin aslında artık sona erdiğini, ancak şu an tüm dünyada ekonominin kurallarının yeniden yazıldığını savundu.
    Yeni dönemde üretimin çok daha önem kazanacağını ve yeni kurallar çerçevesinde bölgesel korumacılığın önem kazanacağını ifade eden Yüngül, Türkiye'nin de bugüne kadar çok liberal davrandığı ara malı, lüks mal ithalatın yeniden gözden geçirmesi gerekeceğini belirtti.
    Yüngül, yaşanan durum karşısında bazı değerlendirmelerde sözü edilen ''krizi fırsata çevirme'' söylemini ''basmakalıp'' bulmakla birlikte, Türkiye'nin içinde bulunduğu avantajların da göz ardı edilemeyeceğini dile getirerek, şunları kaydetti:
    ''Avrupalı alıcılar finans kesiminde yaşanan sorunlar nedeniyle Uzakdoğu'ya akreditif açmada isteksiz davranıyor. Bu ortamda yakın üretici pazarlar öne çıkıyor. Son aylardaki ihracatımızda bunun olumlu yansımalarını gördük. Bu ortamda tekstil, otomotiv sektörünün de önemli avantajları olduğunu düşünüyorum.
    Öte yandan, var olan krizin fırsata çevrilmesi için özel sektörün borcunun çevrilmesine odaklanılması gerekiyor. Bu noktada IMF ile varılacak bir anlaşmanın Türkiye'nin dış finansman ihtiyacının karşılanmasında sigorta işlevi görecektir. Türkiye'nin IMF'ten gelecek 10-11 milyar dolara ihtiyacı yok, ama anlaşma çıpa görevi yapacaktır. IMF ile anlaşmayı gurur yapmamak lazım.''
  Â
''TÜRKİYE İÇİN FIRSAT OLABİLİR''
  Â
    Denizbank Dexia Express Yatırım Başekonomisti Güldem Atabay da Türk özel sektörünün borcunun büyük ölçüde orta ve uzun vadeye yayılmış olduğunu, sadece 4 milyar dolar tutarında kısa vadeli borç stokunun söz konusu olduğunu söyledi.
    IMF ile yapılacak bir anlaşmanın Türk özel sektörüne kredi veren bankalara, sendikasyon kredisi açan kuruluşlara, ''mali disiplinde gevşeme olmayacak'' mesajı vereceğini belirten Atabay, ''Türkiye'nin, finans piyasası ve iç pazarda talep artışını izleyen dengeli bir politikaya ihtiyacı var. Türkiye, bu krizi çok büyük hatalar yapmazsa yönetebilir noktada'' diye konuştu.
    Atabay, alınan ekonomik önlemler, düşen enerji girdileri ile 2009 yılında Türkiye'nin en büyük sorunu olan cari açığın 30 milyar dolar seviyesine gerilemesini öngördüklerini ifade ederek, düşen cari açık, düşen enflasyon ve özel sektörün azalan borçlanma ihtiyacı ile birlikte 2010'dan itibaren Türkiye'nin bu krizi fırsata dönüştürmesini sağlayacak koşulların oluşabileceğini sözlerine ekledi.
 ![]()

Bu haberimiz Resmi Abonesi olduğumuz Anadolu Haber Ajansına aittir.
İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.








